Bir garip yolcu bu dünyada... Dünya'nın en güzel şehrinde doğmuş ve henüz ayrılığı öğrenmek için çok küçükken oradan koparılmış bir naif genç kız. Arayışları var. Kendisi olabilmek dışında pek bir şeyle alakası yok bu sıralar. Ebruyla arasında görünmez bir aşk var. Boyalar suyun üzerinde dans ederken sonsuz bir hazza gark oluyor. Bir şeyler üretmeyi seviyor. Kalemi var hamdolsun. Yazıyor içinden geldiği gibi. Bazen ne dediğini bilmese de konuşmayı da beceriyor kendi halinde. Denizsiz şehirler onu boğuyor. Denizi çok uzun bir zaman sonra görünce ağlıyor. Biraz tuhaf ama zaten edebiyat tuhaflıktır ve o da edebiyatın içinde kaybolmuş bir garip... O kadar.